FirmaHBR.COM'a Hoşgeldiniz!
FirmaHBR.COM – Güncel Firma Haberleri

THY Eski Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu: Ailesi zengin olanı eledik

Hamdi Topçu, THY yönetimine liderlik ettiği dönemden aklında kalan anılarını DÜNYA + okurları için paylaştı.

THY Eski Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu: Ailesi zengin olanı eledik

DOĞAN SELÇUK ÖZTÜRK

Yönetim kurulu başkanı olarak görev aldığı beş yıllık sürede Türk Hava Yolları (THY) dört kez üst üste “Avrupa’nın en iyi havayolu” şirketi olarak seçildi. İç hat ve dış hat yolcu sayısında ciddi artış yaşandı. Şirket kârlılığı da ciddi oranda arttı. Tüm bunlar oldukça önemli başarılardı. Fakat döneminde en çok konuşulan, hiç şüphesiz “apronda deve kesme” meselesiydi. Hamdi Topçu, THY yönetimine liderlik ettiği dönemden aklında kalan anılarını DÜNYA + okurları için paylaşırken “deve kesme” olayına da açıklık getirdi.

Hamdi Bey, THY yönetiminde 12 yıl bulundunuz. Bu süre zarfında idari anlayışınızla ilgili bir anınızı dinleyebilir miyiz?

2003’ten beri THY’de görev yapan Zeki Çukur güvenilir, samimi, becerikli bir arkadaşımızdı, şirketin başarılı olması için de tüm gücünü kullanıyordu. Ben de hep kendisine destek verdim. Bir gün kendisi bana geldi, “Genel kültür sorunumuz var, bunu biraz toplasak iyi olur” dedi. Sabancı Üniversitesi’nden Doç. Dr. Oğuz Babüroğlu, “Bir çalışma yapalım, sonuçlarını sizinle paylaşalım” dedi. Bu fikri destekledim. Kendisi bir süre sonra araştırmasını getirdi. Müdür ve üstü personelle yapılan araştırmada “atamalarda siyasi destek olmadan olmaz” kanısı % 80 çıkmıştı! Okuyunca çok sinirlendim, “Bu olamaz, böyle bir durum asla söz konusu değil” dedim.

Antalya toplantısı yaklaşıyordu. Oğuz Babüroğlu Hoca orada bir sunum yapacaktı. Ama bir sürpriz yaptı, herkese bir buton verdi ve şıkları oylattı. Katılımcıların % 85’i “siyasi etki olmadan olmaz” diyordu! Hemen kürsüye çıktım. 650 yönetici vardı. Şu soruyu sordum: “Atamasında benim imzam olmayan kaç kişi var?” Sadece bir kişi el kaldırdı. O da hukuk müşaviri bir hanımdı. “Yüzde 99.9’unuzun atamasında benim imzam varsa, bana kim telefon ettirdi, kim torpille atandı?” diye sordum. Ses çıkmadı. Toplumun şartlanmışlığı kendini belli ediyordu. Daha sonraki konuşmalarımda da “Kimseye borcunuz yok, hakkınızla girdiniz, bunlara itibar etmeyin” demeye devam ettim ama bu algıyı silmek çok zordu.

KAYNAK : Dünya Gazetesi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ